logo

Sağlıklı ve mutlu günlere...

Hafif, ferah ve sağlıklı bir hayata ulaşmak için yardıma ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız; binlerce başarılı danışman ve yılların tecrübesiyle yanınızdayız.
Çalışma Saatlerimiz
Monday - Friday 09:00 - 17:00
Saturday - Sunday KAPALI
Galerimizden...

Pazartesi - Cumartesi 9.00 - 17.00 Pazar KAPALI

Turgut Özal Mahallesi 2167. Sokak No:3B Akkent 6 Twins B Blok No:46 Batıkent / ANKARA

Yukarı
 

Spirulina

SPIRULINA
A)SPIRULINA NEDİR ?
Spirulina, Siyanobakteriler filumunda sınıflandırılır. Spirulina , ipliksi , spiral şekilli mavi-yeşil bir mikroalg cinsidir. Spirulina yüksek alkalinite sergileyen göllere özgüdür. Bu tür göllerin çevresinde bulunan bazı Afrika, Asya ve Meksika medeniyetleri, binlerce yıl önce spirulina’nın faydalı tıbbi özelliklerini ortaya çıkarmaya başlamıştır.
B)SPIRULINA TÜKETİM FORMLARI
Dünya genelinde tablet ve toz formları gibi Spirulina bazlı ürünler üreten 20 ülke bulunmaktadır. Bu ülkeler arasında, başta hap ve püskürtülerek kurutulmuş toz formu olmak üzere Spirulina üretiminde Amerika birinci sırada yer almaktadır. Amerika’yı Çin, İsrail, Japonya, Meksika, Tayvan ve Tayland izlemektedir. Spirulina piyasada besin takviyesi olarak hap ,tablet ,kapsül , toz ve jel formlarında bulunmaktadır.
En yaygın formları toz ve tablet formlarıdır.
C)SPIRULINA HANGİ BESİNLERDE VAR ?
Spirulina bir gıda katkı maddesi olarak erişte ,ekmek ,bisküvi , dondurma ,soya peyniri , içecekler ve tatlıların içine dahil edilmektedir.
D ) SRIRULINA ÖZELLİKLERİ
Spirulina’nın besinsel özellikleri gerçekten “türünün tek örneği”dir. Genel bileşimini (kuru ağırlık yüzdesi) %50-70 protein, %15-25 karbonhidrat, %6-13 lipit, %4.2-6 nükleik asit ve %2.2- 4.8 mineraller oluşturmaktadır.
Yaklaşık yüzde 71’i toplam proteinden oluşan yapısıyla spirulina, şimdiye kadar keşfedilen en yüksek doğal protein kaynağını temsil eder. Proteini etin beş katı, popüler soya fasulyesinin proteininden ise neredeyse üç kat daha fazladır. Bu şaşırtıcı amino asit profiline ek olarak spirulina ayrıca aşağıdakiler de dahil olmak üzere birçok faydalı besin içerir; karotenoidler, esansiyel yağ asitleri, B kompleks vitaminleri, E vitamini, bakır, manganez, magnezyum, demir, selenyum ve çinko. Aslında spirulina’nın mineralleri ve büyüme faktörü nitelikleri, süt ve çuha çiçeği yağından sonra yalnızca ikinci sıradadır.
E)ETKİN DOZU
İnsan sağlığı için günlük tüketiminin 3-10 g olması gerektiği de FDA tarafından önerilmiştir. EFSA’ya göre ise Spirulina plantesis, kan glukozu seviyelerinin kontrol edilmesine de yardımcı olmaktadır
F) SPIRULINA VE SAĞLIK
Spirulina preparatları hiperkolesterolemi ve ateroskleroz dahil olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde ve ayrıca obez insanlarda vücut ağırlığını azaltmak için terapötik özellikleri nedeniyle kullanılmaktadır. Bu terapötik özelliklerden sorumlu olan Spirulina bileşenlerinin, çoklu doymamış yağ asitleri, fikosiyanin ve fenolikler gibi antioksidan özelliklere sahip bileşikler olduğu düşünülmektedir. Polisakkaritler (Rhamnoz ve Glikojen) ve esansiyel yağ (GLA) gibi bu bileşenlerden birkaçı, insan hücreleri tarafından kolayca emilir ve enerji salınımına yardımcı olur.
Spirulina bağırsaktaki sağlıklı laktobasilleri artırarak enerji salınımına da yardımcı olan B6 Vitamininin üretimini sağlar. Spirulina’nın mast hücrelerinden histamin salınımını engelleyerek antiinflamatuar özellikler sergilediği iyi bir şekilde belgelenmiştir .
Yakın zamanda yapılan randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir çalışmada , alerjik rinitli bireyler 12 hafta boyunca günlük olarak plasebo veya Spirulina ile beslendi. Çalışma, yüksek dozda Spirulina’nın IL-4 düzeylerini %32 oranında önemli ölçüde azalttığını gösterdi; bu da bu mikroalgin alerjik rinite karşı koruyucu etkilerini ortaya koydu.
Ishii ve ark. Spirulina’nın insan tükürüğündeki IgA seviyeleri üzerindeki etkisini araştırmış ve IgA üretimini arttırdığını ortaya koymuş, bu da mikro alglerin mukozal bağışıklıkta önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Spirulina tüketimi, burun akıntısı da dahil olmak üzere semptomları ve fiziksel bulguları plaseboya kıyasla önemli ölçüde iyileştirmiştir .
Ramamurthy ve Premakumari daha yeni bir çalışmada iskemik kalp hastalığı hastalarına Spirulina takviyeleri uyguladılar ve kan kolesterolü, trigliseritler ve LDL kolesterolünde önemli bir azalma ve HDL kolesterolünde bir artış buldular. Spirulina’nın kolesterol seviyelerini düşürmek için önerilebilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır, ancak diğer terapötik seçeneklerle birlikte hiperlipidemi ile mücadelede doğal bir gıda takviyesi olarak rolü göz ardı edilmemelidir. 16 hafta boyunca günde iki kez spirulina ekstraktı artı çinkonun, melanoz ve keratoz ile birlikte kronik arsenik zehirlenmesinin tedavisinde yararlı olabileceğini gösterdi.
G)SPİRULİNA’NIN SAĞLIK ÜZERİNE OLUMSUZ ETKİLERİ
Dünya çapında ticarileştirilen 25 spırulına ürünündeki yedi ağır metalin konsantrasyonlarının analiz edildiği çalışmada, tespit edilen ağır metallerin önerilen günlük alım seviyelerinden anlamlı olarak daha düşük olduğu belirlenmiştir . Spirulina ile ilgili karşılaşılabilecek bir diğer sorun ise alerjilerdir. Spirulina daha geniş ölçekte tüketilmeden önce, inhalan alerjenler ve gıdalar ile potansiyel çapraz reaksiyonun araştırılması dahil olmak üzere alerjenite risk değerlendirmesi yapılmalıdır .
SONUÇ
Spirulina’nın alerjik rinitteki olumlu etkileri yeterli kanıtlara dayanmaktadır ancak daha büyük çalışmalara ihtiyaç vardır. Spirulina’nın kolesterol düşürücü etkileri konusunda bazı olumlu çalışmalar mevcut ancak kesin bir sonuca varılmadan önce daha büyük çalışmalara ihtiyaç var. Son olarak Spirulina’nın kronik yorgunlukta ve antiviral uygulamalarda oynadığı role ilişkin üst düzey kanıt denemeleri bulunmamaktadır. Şu anda literatürde Spirulina’nın önemli yan etkileri olmayan güvenli bir gıda takviyesi olduğu öne sürülüyor ancak ilaç olarak rolünün henüz belli olmadığı görülüyor. Yapılan çalışmalar Spirulina platensis’in eser metalleri Chlorella vulgaris türünden daha fazla biriktirdiğini göstermektedir. Bu durum, insan sağlığı için gerekli olan eser elementler açısından bir avantaj olarak görülse de toksik metal içeriği sebebiyle önemli bir sorun oluşturmaktadır.

KAYNAKÇA
1)Reboleira, J., Freitas, R., Pinteus, S., Silva, J., Alves, C., Pedrosa, R., Bernardino, S. (2019). Spirulina. In Nonvitamin and Nonmineral Nutritional Supplements (pp. 409-413). Academic Press.
2)Akademik Gıda 20(3) (2022) 296-304, DOI: 10.24323/akademik-gida.1187159
3) Seyidoglu, N., Inan, S., Aydin, C. (2017). A prominent superfood: Spirulina platensis. Superfood and Functional Food The Development of Superfoods and Their Roles as Medicine, 1-27.

Share
admin

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.